Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything)
- Elif Bengü YAZICI
- 3 Mar 2021
- 2 dakikada okunur
Bu film Einstein’dan sonra dünyanın en parlak teorik fizikçisi kabul edilen Stephen Hawking’in gençliğinden itibaren hayatını ele almıştır. Filmin senaryosu Hawking’in eşi olan yazar Jane Hawking’in ‘’Sonsuzluğa Yolculuk: Stephenle Hayatım’’ adlı kitabından yararlanılarak oluşturulmuştur.

Film Stephen’ın, evren bilimi üzerine çalışmak için gittiği Cambridge’de başlar ardından Jane ile tanışır. Oldukça mutlu günler geçirdiği sırada hayatının geri
kalanında ona esir hayatı yaşatacak olan ’’ ALS ‘’ hastalığının belirtilerini fark etmeye başlar. Bedenini kontrol edemez hale gelen Hawking, bir gün yere yığılmasıyla doktora gider ve hastalığının teşhisi konulur. ALS sinir sistemini felç eden ancak beyine etkisi bulunmayan bir hastalıktır. Gittikçe konuşma yetisini de kaybeden Hawking zatürre olur ve nefes alabilmesi için nefes borusuna delik açılmasıyla tamamen konuşamaz hale gelir. Çözümü ise dakikada ortalama 10 kelimeyi sese dönüştüren bilgisayar olur. Teşhis konulduğunda 21 yaşında olan Stephen’a 2 yıl ömür biçilir ancak o bilime, keşfetme arzusuna tutunarak 76 yaşına kadar bir şekilde yaşamını devam ettirmiştir.

Film esnasında fiziksel olarak çöküşünü gördüğümüz 12 onur derecesi almış muhteşem fizikçi, aslında düşünceleriyle yükselişteydi o dönemler ancak filmin bu yükseliş dönemini tam olarak yansıtamadığını düşünüyorum. Jane Hawking kitabı kendi bakış açısından yazdığı için film de bu taraftan ele alınmış. Bir biyografi filmi olarak Stephen Hawking’in özellikleri, düşünce tarzı daha iyi yansıtılabilirdi fakat her şeye rağmen ben filmin anlatımını genel olarak beğendim.

Film boyunca Jane ve Stephen arasında sıkça karşılaştığımız bir konu var; Tanrı sorunu. Stephen, evreninin bilimsel yönüne ağırlık verebilmek için ateistliği tercih ediyor. Jane ise bir Hristiyan. Fazla din-bilim çatışmasına girilmeden tanrının varlığı tartışılıyor. Daha sonra aile içine rahibin dâhil olmasıyla bu mesele tekrar gündeme geliyor. Aslına Stephen’ın tanrıyla ilgili düşünceleri film boyunca işleniyor. İlk başlarda kişisel olarak tanrı inancı hiç olmayan Hawking zamanla yaptığı çalışmalarla az da olsa tanrının olabileceğine inanmaya başlıyor. İlerleyen zamanlarda ona tanrının olup olmadığını sorduklarında cümlesine hep bir ‘’ama’’ eklediğini görüyoruz. Bu da tanrıyı hayatında bir yerlere konumlandırmaya, tanrıyı bilimle kanıtlayabilmeye çalıştığını gösteriyor bizlere.

Bu film ileride hatırlanacaksa muhtemelen oyunculuklarıyla olacaktır. Özellikle Stephen Hawking’i canlandıran Eddie Redmayne gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış. Film boyunca ‘’ gerçek’’ Stephen Hawking’i izliyormuş gibi hissettim. Zaten Redmayne bu rolünde pek çok en iyi erkek oyuncu ödülüne aday olarak oyunculuğunun ne kadar muazzam olduğunu birçok kez tescillemiştir. Fiziksel görünüm olarak benzerlik bir yana aşamalı kas erimesinin bütün evrelerinin vücudunda canlanışı gerçekten kusursuzdu. Bu filmi izleyerek Stephen Hawking ile tanışıp onun ve çevresindekilerin yaşamına dâhil olmanızı, tavsiye ederim.
KAYNAKÇA: https://tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_Hawking
Comentários