top of page

X+Y( A Brilliant Young Mind)

Küçük yaşlardan itibaren matematiğe özel ilgi ve yeteneği olan Nathan’ın, matematikselliği olmayan yaşamda iletişim kuramaması üzerine yaşadığı zorlukları izliyoruz genel olarak bu filmde. Sayılarla olan başarısını gündelik hayatında sergileyemeyen Nathen, onun dilinden anlayan ve onu hayata ısındırmaya çalışan babasını kaybettikten sonra her konuda daha da zorlanmaya başlar. Annesiyle iletişim kurmakta oldukça zorlanması nedeniyle annesi ona özel bir matematik eğitimi aldırmaya başlar. Gençliğinde aynı yollardan geçen ancak hastalığı nedeniyle başaramayan matematik öğretmeni onun başarılı olması için babası gibi destek verip 9 yaşından itibaren matematik olimpiyatlarına hazırlar.



Matematik olimpiyatlarına katılmaya hak kazanan Nathan, İngiltere’yi temsil ederek takıma girer. Annesinden ve öğretmeninden uzakta takımıyla birlikte bir matematik kampına gider. Bu kampta genellikle olimpiyatlarda derece yapan Çin takımı da bulunur. İki takımı kaynaştırmak ve bilgi paylaşımı yapılması amacıyla ikili eşleşme yapılır. Nathen, bir kızla eşleşir ve birlikte geçirdikleri zamanda yavaş yavaş kabuğundan çıkarak eğlenmeye başlarlar. Kamp bitiminde matematik olimpiyatları için İngiltere’ye giderler. Geçirdikleri onca zamandan sonra birbirlerine âşık olurlar ve Nathen daha önce hissetmediği duygularla başa çıkmak zorunda kalır.


Bu duygular nedeniyle oldukça zorlanır ve bir gün internette aşkın formülünü araştırmaya çalışır. Ancak sizin de bildiğiniz gibi aşkın veya gerçek yaşamın belirli bir formülü yoktur ne yazık ki. Aslında olsaydı her şey çok daha kolay olurdu muhtemelen. Tabi bu mümkün değil çünkü insanların ne yapacağı hiç belli olmaz veya şartların nasıl değişiklik göstereceği de tahmin edilemez.

Filmin hikâyesi sadece Nathen’dan ibaret değil. Matematik kampındaki diğer öğrencilerin de yaşamlarına dair sahneler var. Tabi kampta yaşananlar da gösteriliyor bu sahneler benim en sevdiğim kısımlardı açıkçası.


Aynı zamanda kocasının yani Nathen’ın babasının ölümünden sonra yalnız kalan Julie’ nin ( Nathen’ın annesi) de oğluyla baş etmesini ve yalnız kalmaktan dolayı hissettiği duyguları izliyoruz. Julie gibi yalnız olan ve hastalığından dolayı kendiyle barışık olmayan matematik öğretmeni Humphreys, Nathen’ın kampta olduğu sıralarda Julie ile yakınlaşır. Nathen bu duruma başta çok tepki gösterse de sonradan bu duruma alışır ve tekrar birlikte bir aile olurlar. Bence oyuncular duyguların yoğunluğunu oldukça iyi yansıtmışlar.


Filmde tek sevmediğim kısım ise sonu oldu. Sonundan çok fazla bahsetmeyeceğim ancak matematik yönünden bana pek yeterli gelmedi. Nathen’ın matematiksel yeteneği daha çok öne çıkarılsaydı bana göre daha iyi olurdu. Sonu beni çok şaşırttı bu şekilde beklemiyordum diyebilirim.

Filmde ara ara verilen Nathen ve babasının anıları çok duygulandırırken arkadaşlarıyla yaşadıkları, yaşama uyum sağlamaya çalışırken gerçekleşen komik diyaloglar ise beni güldürdü. Bu yönüyle filmi çok sevdim. Birden bambaşka hislere kapılabiliyorsunuz.

Aslında filmi izlerken aklımdan farklı olanın Nathen olup olmadığı geçti sürekli. Yani yeteneği ve dünyaya bakış açısı farklı olanları garipseyen bizler ne kadar doğruyuz? O yaşamı sayılardan ibaret görüyorsa neden bunu değiştirmesi gerekiyor ki? Tabi ki herkes bildiği gibi yaşamalı. Bu yönden bakıldığında film aynı zamanda bir farkındalık da yaratıyor. Siz de filmi izleyip Nathen’ın “farklı” dünyasına dâhil olmalısınız. İyi seyirler…

Comments


Yazı: Blog2 Post
bottom of page